2020 Yılı Bütçesi: “Durmak Yok!! Fesada/Yolsuzluğa Ve Kahredici Yoksulluğa Devam!!”

/ 2019-12-30
2020 Yılı Bütçesi: “Durmak Yok!! Fesada/Yolsuzluğa Ve Kahredici Yoksulluğa Devam!!”

2020 Yılı Bütçesi: “Durmak Yok!! Fesada/Yolsuzluğa Ve Kahredici Yoksulluğa Devam!!”

 

وَمَنْ أَعْرَضَ عَن ذِكْرِي فَإِنَّ لَهُ مَعِيشَةً ضَنكًا وَنَحْشُرُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَعْمَى

"Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır ve biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz."( et-Tâhâ Suresi: 124)

Geçtiğimiz hafta 20 Aralık 2019 tarihinde 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti ve MHP'nin oylarıyla kabul edildi. Görünen o ki 2020 yılı Müslüman halkımızın hayat şartlarının daha zorlaşacağı ve ailece intihar olaylarını daha sık duyacağımız bir yıl olacaktır. Her geçen yılın, bir önceki yılı arattığı bu kötü gidişatın tek müsebbibi, uygulanan fasit demokratik Kapitalist sistemdir.

Kıymetli Müslüman Türkiye Halkı!

Bu fasit daireden kurtulmanın nasıl mümkün olduğunu göstermeden önce, sizleri rakamlara boğmadan 2019 yılı bütçesi ile 2020 yılı bütçesini karşılaştırarak genel hatlarıyla dikkatinize sunmak istiyoruz. Böylece sırtımızdaki kamburu her geçen gün artıracak olan ekonomik durumu net bir şekilde hissedeceğinizi ve bunun da sahih/doğru çözüm için sizi harekete geçireceğini umuyoruz.

2019 yılında Bütçe geliri 880,4 milyar Lira olarak tahmin edilirken, bütçe giderinin 961 Milyar Lira olarak-ki bu giderin 756,5 milyar Lira’sını yani bu hayali bütçenin yaklaşık %79’unu oluşturuyordu- gerçekleşeceği tahmin ediliyordu. Bütçe açığının ise, bu rakamlara göre 80,6 milyar lira olacağı tahmin ediliyordu. Daha 2019 yılı bütçesi kabul edildikten 6 ay sonra yani 2019 yılı Ocak-Haziran arası dönemde bütçe açığı, 78,6 milyar Lira’yı buldu. 2020 yılı bütçesinde ise, 956,6 Milyar Lira gelir beklenirken, 1 Trilyon 95,5 milyar Lira gider olacağı beklenmektedir. Vergi gelirlerinin ise, 784,6 milyar Lira olması bekleniyor. Yani vergiler tahmini gelirin yaklaşık %82’sini oluşturmaktadır. 2020 yılı için öngörülen bütçe açığı ise, 138,9 Milyar Lira’dır. 2019 yılı devletin borç faiz ödemelerine ayrılan tutar, 117,3 milyar Lira iken, 2020 yılında bu rakam, 139 milyar Liraya yükselmiştir. Görünüşe göre 2020 yılında tahmin edilen bütçe açığı, devletin borçlanırken ödemeyi taahhüt ettiği faiz ödemelerinden dahi fazladır. İktidar faiz ödemelerinden vazgeçemeyeceğine göre bütçe açığının gelecek yıl da kapatılamayacağını hatta daha da artacağını tahmin etmek hiç de zor değildir. Dikkat edilirse, her yıl bütçedeki açık ve halkın sırtına yüklenen vergi yükü artıyor. Bütçe gelirlerinin ana kalemi toplanacak vergi miktarı olduğundan bütçe rakamlarının “öngörülmektedir”, “tahmin edilmektedir” ya da “beklenmektedir” tabirleriyle ifade edildiğine de özellikle dikkat edilmelidir. Öte yandan sanayi üretiminde dışa bağımlı olduğumuz gibi, kendi kendine yetebilen bir ülke iken, tarımda dahi dışa bağımlı hale geldik. Dolayısıyla servetlerimizi ve emeğimizi Sömürgeci Kapitalist Devletler’in emrine amade kılan mevcut Demokratik Kapitalist sistemin, halktan topladığı vergilerden başka bir geliri de yoktur. Küresel kapitalist ekonomik sistemin her türlü esintisine açık bir ekonomik sistem olduğundan, her gelecek yıl için oluşturulan bütçe, tahmin ya da öngörüye dayalı olmakta adeta falcılıkla devlet yönetilmektedir.

Ey Müslüman Türkiye Halkı!

Bu kötü gidişata mahkum değilsiniz. Muhakkak ki, size bu hayatı dar eden ve sizi kahredici bir sefalete mahkum eden başınızdaki yöneticiler, suskunluğunuzdan cesaret alıyorlar. Yıllar yılı size çözüm diye yeni partiler sunuldu ve yönetimdeki parti ya da siyasi tabaka fertler bazında değişirse, gidişatın değişeceğine inandırıldınız. Sağ, Sol ya da sözde İslami partiler birbirlerinin alternatifi gibi sizlere sunuldu. İktidardaki partiler değişse de, uyguladıkları sistem demokratik kapitalist sistem oldu ve iyileşme şöyle dursun, her geçen gün daha da sefalet bataklığına saplandınız. Demokratik seçimlerle iş başına gelenler sadece sizin bu sefalet cenderesinden kurtulmanızı geciktirdi. Unutulmamalıdır ki; gerçek değişim köklü bir sistem değişikliğidir. Tek çözüm, fasit Demokratik Kapitalist sistemden tamamıyla kurtulup, geliri ve gideri net, tahmine veya öngörüye dayalı olmayan İslami Ekonomik Sistemi hayata tatbik edecek, Peygamberlik Metodu üzere, 2. Raşid-i Hilafet Devleti’dir. O halde sadık/dosdoğru, muhlis bir siyasi liderlik olan Hizb-ut Tahrir ile birlikte harekete geçin ve layık olduğunuz onurlu bir yaşayışa adım atın.


يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اسْتَجِيبُواْ لِلّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُم لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

“Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına olumlu karşılık verin. Bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer ve siz O'nun huzurunda toplanacaksınız.”(el-Enfâl Suresi:24)


 

حزب التحرير

Hizb-ut Tahrir

Türkiye Vilâyeti Medya Bürosu

www.hizb-ut-tahrir.org | www.hizbut-tahrir.info | www.hizb-turkiye.com