At İzi ile İt İzini Karıştırıp Hizb-ut Tahrir’i Hedef Alanlar! Biz Sizin Kumpas ve Zulümlerinizi Biliyoruz

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu / 2016-09-08
At İzi ile İt İzini Karıştırıp Hizb-ut Tahrir’i Hedef Alanlar! Biz Sizin Kumpas ve Zulümlerinizi Biliyoruz

Basın Açıklaması

At İzi ile İt İzini Karıştırıp Hizb-ut Tahrir’i Hedef Alanlar!

Biz Sizin Kumpas ve Zulümlerinizi Biliyoruz

3 Eylül 2016 Cumartesi gecesi Hizb-ut Tahrir gençlerinden Fatih Babayiğit kardeşimizin evine, Ankara Emniyeti tarafından baskın düzenlendi. Emniyet mensupları, Fatih Babayiğit’in evinde FETÖ adına toplantı yapıldığına dair aldıkları bir ihbarı gerekçe göstererek arama yaptılar. Yapılan arama ve verilen beyanatta kardeşimizin FETÖ ile hiçbir ilişkisinin olmadığı anlaşıldığı halde, Fatih Babayiğit Hizb-ut Tahrir’e üye olduğu gerekçesi ile gözaltına alındı ve 4 gün sorguya tabi tutuldu. 07.09.2016 Çarşamba günü ise Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliği Fatih Babayiğit hakkında tutuklama kararı verdi.

Daha önce Hollanda’da yaşayan, kısa bir süre önce Türkiye’ye yerleşen Fatih Babayiğit, hem Hollanda’da hem de Türkiye’de, komşuları, akrabaları ve kendisini tanıyan tüm Müslümanlar tarafından hakkında hep hayırla söz edilen muhlis bir Müslümandır. Hizb-ut Tahrir ile birlikte İslam davetini taşıyan kardeşimiz, şimdiye kadar hiçbir şiddet eylemi içerisinde bulunmamıştır. Çünkü Hizb-ut Tahrir cebir ve şiddet yöntemini kesinkes reddetmiştir.

Durum böyle iken Fatih Babayiğit kardeşimiz, 15 Temmuz’da halka kurşun sıkanlara isnat edilen suçlama ile karşı karşıya kalmış, haksız ve hukuksuz yere mağdur edilmiştir. Şu kesinlikle bilinmelidir ki, Hizb-ut Tahrir’in FETÖ ile bugüne kadar fikri ya da fiili hiçbir ilişkisi olmamıştır, bugünden sonra da olmayacaktır. Zira bu yapı, devletin tüm imkân ve olanaklarını kullanarak ve yöneticileri de yanına alarak 2001 yılından sonra Hizb-ut Tahrir’in ideolojik fikri mücadelesine açıkça savaş açmış ve Hizb-ut Tahrir üyelerini haksız ve hukuksuz bir şekilde cezaevlerine mahkûm etmiştir. Bu yapı, zalim ve hain bir yapıdır. Hizb-ut Tahrir ise kurulduğu günden bugüne ümmeti adeta bir nur gibi aydınlatan İslami siyasi bir partidir. Hizb-ut Tahrir’in bu özelliği tüm resmi kurumlar ve kamuoyu tarafından bilindiği halde, üyelerine yönelik bu tür baskı ve tutuklamalar, FETÖ’nün geçmişte Müslümanlara yaptığı zulüm ve kumpaslarını hatırlatmaktadır. O kendi dışındaki İslami kitle ve cemaatleri Ergenekon iftirası ile terör örgütü sınıfına sokmak için tüm gücünü sarf etmişti. Ancak Allah Subhanehu ve Teala onun bu planını tersyüz etti. Şimdi de hükümet aynı yöntemi kullanarak samimi Müslümanlar üzerine FETÖ çamuru atmak istemektedir.

Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayeti olarak biz, bu konuda şunu söylüyoruz; samimi Müslümanların üzerine atılmak istenen Ergenekon çamuru geçmişte nasıl tutmadıysa, bugün atılmak istenen FETÖ çamuru da öyle tutmayacak ve sahiplerinin eline yapışıp kalacaktır. FETÖ ile mücadele adı altında yapılan delilden ve vasıflandırmadan uzak gözaltı ve tutuklamalar son dönemde artmaktadır. Asılsız ihbarlar yoluyla FETÖ ile hiçbir ilişkisi olmayan Müslümanlar gözaltına alınıp yasal olmayan başka gerekçelerle tutuklanmaktadırlar. Cumhurbaşkanı bu konuda “at izi it izine karışmış vaziyette” demiş ancak at ile it izini kim niye karıştırır sorusunun cevabını vermemiştir. Biz de, at izi ile it izini karıştırıp Hizb-ut Tahrir’i hedef alanlara sesleniyor ve şöyle diyoruz; Biz sizin kumpas ve zulümlerinizi biliyoruz. Allah Subhanehu ve Teala da her şeyin en iyisini bilendir. Biz ise yalnız Ona güveniyor ve Ona sığınıyoruz.