Cumhuriyet Lozan’da Dayatılan Bir İngiliz Projesidir

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu / 2016-10-29
Cumhuriyet Lozan’da Dayatılan Bir İngiliz Projesidir

29 Ekim Cumhuriyet kutlamaları darbe girişiminin artçılarının devam ettiği, sistem tartışmalarının, iç çatışmaların, terör olaylarının, sürtüşmelerin, fakirliğin ve güvensizliğin hakim olduğu bir dönemde kutlanıyor. Halkın iradesine dayandığı iddia edilen Cumhuriyet, Müslüman halka zorla dayatılmış ve dinsizlik, fakirlik, kaos ve zulümden başka hiçbir şey vermemiştir. Osmanlı Devletinin yıkılması ve Hilafet’in ilga edilmesi ön şartıyla yerli işbirlikçilerin bir oldubitti ile ilan ettiği Cumhuriyet, İslam ile mücadele etmek ve laikliği perçinlemek için tasarlanmış bir İngiliz projesidir. Zira İngilizler Birinci Dünya savaşından sonra Türkiye’ye güya bağımsızlık vermek için ondan en değerli şeyini yani ümmetin vahdetinin direği olan Hilafeti istemişlerdir. Mustafa Kemal’in görevlendirmesiyle Lozan görüşmelerine giden İsmet İnönü’ye İngiliz Hariciye Vekili Lord Curzon bağımsızlık için dört gizli şart sunmuştur. Bunlar; Hilafetin tam manasıyla ilga edilmesi, Halife’nin hudut dışına sürgün edilmesi, Halife’nin tüm mallarına el konulması ve devletin laikliğe dayandığının yani Cumhuriyetin ilan edilmesidir.

Hiçbir Müslümanın kabullenemeyeceği bu ihanet anlaşmasına mebuslar karşı çıkmış ve çok şiddetli bir tepki vermişlerdir. Çünkü Mustafa Kemal ve İsmet İnönü’nün laik Cumhuriyet’e karşılık İngilizlere vereceği şey, Müslümanların uğruna asırlarca savaş verdiği olmazsa olmaz bir değerdir. Ancak hile, desise ve cebir ile 29 Ekim 1923 tarihinde toplanan mecliste tüm yetkiyi gasp eden Mustafa Kemal kürsüye çıkıp şöyle demiştir. “Bu düzeni değiştirmeniz gerekiyor. Bunun için de Türkiye'nin seçimle iş başına gelen bir cumhurbaşkanının idaresi altında cumhuriyet olmasına karar veriyorum."Böylece fiili olarak Cumhuriyet ilan edilmiş ve Müslümanlara zorla dayatılmıştır. Ancak İngilizler 3 Mart 1924’de Hilafet ilga edilinceye kadar Lozan Anlaşmasını onaylamamışlardır. Bu vakıa bile Lozan’da kurulan Cumhuriyetin esasının Hilafet’in ilga edilmesi olduğunu teyit etmektedir.

Ey Müslümanlar! Cumhuriyet, size anlatıldığı gibi halkların iradesine geçiş yapılan bir sistem değildir. Aksine zorlama, baskı, hile ve tuzaklarla kurulan, sömürgecilerin planlarını uygulamak için İngilizlerin seçtiği köhne bir sistemdir. Bizler Cumhuriyeti İstiklal Mahkemelerinden, Takrir-i Sükûn kanunlarından, Şeyh Sait’den, İskilipli Atıf Hoca’dan, ezanın Türkçe okutulmasından, meydanlarda kurulan darağaçlarından, güzellik yarışmasına katılan Keriman Halis’den, fakirlikten, yoksulluktan, bir dinsizlik olan laiklikten ve en büyük yalan olan demokrasiden, biliyoruz. Cumhuriyet Ankara’daki mecliste kurulan bir sistem değil, aksine Lozan’da dayatılan bir İngiliz projesidir. Bizler Lozan antlaşmasının imzalanması ile sadece toprak kaybetmedik, bilakis ümmeti ayakta tutan ve Müslümanların kalkanı olan Hilafetimizi kaybettik. İngilizler, Lozan ile bizden sadece Musul üzerindeki hüküm ve otorite hakkımızı almadılar. Cumhuriyeti ilan edip Hilafeti ilga ederek İslam ve Kur’an’ı hayatımızdan söküp aldılar. O halde bu köhne sistemden hala daha ne bekliyorsunuz? İster demokratik parlamenter sistem olsun, isterse demokratik başkanlık sistemi olsun, bunlar laik Cumhuriyetin türevlerinden başka bir şey değildir. Müslümanların gerçek projesi ise çok yakında kurulacak olan Raşidi Hilafettir. O halde sizde Hilafet için çalışın, onun için çalışanlara destek olun.