Fransa’da Hortlayan İslâm Düşmanlığı Batı Medeniyetinin Tükendiğinin İlanıdır.

Hizb-ut Tahrir / 2020-10-26
Fransa’da Hortlayan İslâm Düşmanlığı Batı Medeniyetinin Tükendiğinin İlanıdır.

Fransa’da Hortlayan İslâm Düşmanlığı Batı Medeniyetinin Tükendiğinin İlanıdır.  

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un İslâm’a yönelik öfkesinin ardından, Fransa’da İslâm’a ve Müslümanlara yönelik topyekûn saldırılar başladı. Alemlere rahmet efendimizi hiciv eden karikatürler önce okullarda gösterilmeye başlandı sonra da bazı devlet kurumlarının duvarlarına yansıtıldı. Paris Belediyesi ise “Laiklik Haftası” düzenleyeceğini ilan etti.

Batı, “Aydınlanma Düşüncesi” ile fikri kalkınmışlığın yanına iktisadi kalkınmayı da ekleyerek dünya halklarına sözde bir medeniyet sunmuştu. Kapitalizm, laiklik, demokrasi, insan hakları gibi söylemlerle dünya halklarına hitap edilmiş ve bazı kesimler tarafından hayranlıkla karşılanmıştı. Zaman akıp gitti ve Batı medeniyeti de eridi bitti. Artık ne söyleyebilecekleri bir söz ne de davet edecekleri bir medeniyet kalmadı! Batı medeniyetinin inşa ettiği kapitalist sistem insanlığa ihanet etti, sömürdü ve tüm ilişkileri menfaat eksenli bir hale getirdi. Dünyada en zengin 26 kişinin serveti 3,8 milyar insanın servetiyle eşit, 270 milyon insan ise açlık sebebiyle ölümün eşiğinde.

Batı medeniyetinin davet ettiği laiklik ve demokrasi, ateizmi ve ahlaksızlığı tetikledi. Nitekim bir zamanlar sapkın dini inançları gereği Haçlı Seferlerine katılan Fransız halkının şu anda %30’u ateisttir. %74’ü için ise Hristiyan inancının hiçbir değeri yoktur. Kendisini dindar olarak kabul edenlerin oranı ise sadece %12’dir. Fransa’da doğan çocukların %60’ı evlilik dışıdır. Hal böyle olunca Fransız halkı için ne ahlaki değerlerin ne de dini değerlerin hiçbir kıymeti kalmadı.

Son zamanlarda artış gösteren İslam’a yönelik saldırılar, Batı medeniyetinin son çırpınışlarıdır. Batı, kendi medeniyetinin iflasını örtmek için her fırsatta İslam’a saldırmakta ve aşağılamaktadır. Aslında bu, hiç de garip bir durum değildir. Asıl garip olan; halkı Müslüman olan yöneticilerin takındığı ezik tavırdır. Bu yöneticiler bir taraftan Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a güya had bildirirken diğer taraftan bu medeniyetin iflas ettiğini, insanlığa sunacakları hiçbir şeylerinin kalmadığını gözleriyle gördükleri halde, Fransa menşeili laikliği ve demokrasiyi Müslüman halklara tatbik ediyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi Macron, bir doktora görünmeli ve kontrolden geçmelidir. Ancak Macron ile birlikte hala Batılı değerlere hayranlık besleyen yöneticilerinde doktora görünmeleri ve kontrolden geçmeleri gerekir. Zira bu yaptıkları samimiyetsizlik ve Müslümanlara büyük bir ihanettir! Batının iktisadi ve teknolojik üstünlüğü karşısında kendisini ezik hisseden, halkındaki gücü göremeyen, İslam’ın hayatın problemlerini en doğru şekilde çözen bir nizama sahip olduğunu fark edemeyen bu yöneticilerin bırakın İslam’a, tek bir Müslümana dahi hayrı dokunmamıştır. Onların tek derdi sömürgeci güçlerin bahşettiği koltuklarını korumaktır. Orada daha fazla oturmak, iktidar nimetlerinden daha fazla yararlanmaktır.

Kuşkusuz İslâm azizdir. Kimsenin korumasına ihtiyacı yoktur. Bilakis insanlar şirkten, zulümden ve her türlü kötülükten İslam ile korunurlar. Hâlife kalkandır! İslâm’ı kâmil manada tatbik ederek insanları İslâm ile korur! Batı medeniyetinin iflas ettiği şu zamanda insanlık, Raşid-i Hilafet’e her zamankinden daha fazla muhtaçtır. Zira Raşid-i Hilâfet insanlığı karanlıktan aydınlığa çıkartacak olan yegâne sistemdir. Raşid-i Hilâfet, ahlaksızlaşmış Batı’nın İslam Peygamberine yönelik hakaretlerine, olması gereken cevabı verecek tek kuvvettir. Raşid-i Hilâfet, sömürgeci devletler ve şirketler tarafından sömürülen tüm insanlığın kurtarıcısıdır.

لِمِثْلِ هٰذَا فَلْيَعْمَلِ الْعَامِلُونَ  “Çalışanlar işte bunun için çalışsınlar. [Saffat 61]