G-20’ye Damga Vuran Tek Gerçek Söz “Sorun Kapitalizmdir!”

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu / 2015-11-22
G-20’ye Damga Vuran Tek Gerçek Söz “Sorun Kapitalizmdir!”

15-16 Kasım 2015 tarihleri arasında G-20 zirvesi, Türkiye'nin ev sahipliğinde yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında yürütülen zirvede, küresel ekonominin mevcut durumu, sürdürülebilir büyüme, kalkınma ve iklim değişikliği, yatırım, ticaret ve enerji konuları konuşuldu. Ekonomik gündemin yanı sıra Suriye meselesi, Avrupa mülteci krizi ve “terörle mücadele” gibi konularda bu ülkelerin çıkarları doğrultusunda gündeme geldi. Paris saldırılarının ardından Fransa’nın, Suriye topraklarında katlettiği masum Müslümanların ve çocukların durumu ise Fransa’nın normal bir tepkisi olarak karşılandı. Yüzsüzlük ve pişkinlikte sınır tanımayan bu ülkeler, dünyaya terörü kendileri yaydıkları halde, terörizmin konuşulduğu zirvede terörle mücadele etmek için 9 maddelik bir sonuç bildirgesi yayınladılar.

     G-8 ülkeleri, kendilerinin yöneteceği bir platformla krizlerin üstesinden geleceklerini düşünerek gelişmekte olan ülkeleri içine alan G-20’yi kurdular. 2008’de başlayan büyük Amerikan krizi, 1978’de ilan edilen Washington Uzlaşısının ne kadar çürük olduğunu göstermiş oldu. Eski yapı Kapitalizmin ağır yükünü artık çekemiyordu. G-20 esasında, Batı Kapitalizmini temsil eden gelişmiş dünyanın, diğerlerini ikna örgütü olarak doğmuştur. Verilere göre bugüne kadar G20’de alınan kararların sadece %46’sı uygulanmıştır. Bunları uygulayan ülkeler ise malumdur. Dolayısıyla G-20, resmi hiçbir yaptırım gücü olmayan, Kapitalizmin yükünü hafifletmesi için oluşturulmuş bir platformdur.

     G-20 toplantılarında küresel ekonomi konuşulur, ancak Washington uzlaşısının dışına çıkılmasına asla müsaade edilmez. Yani mali yapılar ve para politikaları Washington Uzlaşısı çerçevesinde, onların çıkarları doğrultusunda belirlenir. G-20’de küresel ısınma konuşulur ama dünyayı kirleten ülkeler yine bu ülkelerdir. Mülteci sorunu konuşulur, ancak göç eden halkların ülkelerine bakıldığında bu sorunun yine sömürgeci vahşi kapitalizmden kaynaklandığı görülür. Enerji konusu konuşulur, enerji kaynaklarının üzerinde yine batılı ülkelerin sömürgesi ve tekeli görülür. Sözde “terör” konuşulur, ama “terörist” dedikleri halkların ülkelerini işgal edenler, mallarını gasp edenler, sonrada acımasızca insanları katledenler yine bunlardır. Bugün Suriye meselesi konuşuluyor, ancak yüz binlerce Müslüman’ı katleden katil Beşşar’ı destekleyenler yine bunlardır. Katil rejimi havadan ve karadan destekleyerek Suriye devrimini Müslümanlardan çalmak isteyenler yine G20 Ülkeleridir.

     G20 Zirvesine damga vuran tek sözü Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç zirve öncesi bir toplantıda söyledi. Koç, “Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir. Ben en azından eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir.” dedi. Bu söz, doğru bir sözdür. Müslümanların ve tüm insanlığın gerçek sorunu Kapitalizm ve onun bozuk ideolojisi olan laiklik ve demokrasidir. Bu ideoloji insanlığın üzerine kara bir bulut gibi çökmüştür. İnsanlığı adeta “hür” köleler haline getirmiştir. Tüm insanlık eskiden olduğu gibi bugün de İslam’ın hidayetine ve adaletine muhtaç bir durumdadır. Onun için sadece sorunun kapitalizm olduğunu söylemek yeterli değildir. Çözümün ne olduğu da açıkça söylenilmelidir. Kapitalizmin pençesinde kalmış insanlığın kurtuluşunun hangi ideolojide olduğu artık daha gür bir nida ile haykırılmalıdır. O, İslam ideolojisidir. Sosyalizm öldü, kapitalizm ise artık can çekişmektedir. İslam ise hala capcanlıdır. Sadece varlık sahasına taşınmayı beklemektedir. Öyleyse yapılması gereken şey, dünyayı Kapitalizmin pençesinden kurtarıp Allah’ın hidayeti ve adaleti ile buluşturacak İslam’ın yönetim şekli olan Raşid-i Hilafet Devletini kurmak için hep birlikte çalışmaktır.