Her Şey Normalleşirken Camiler Neden Normalleşmiyor?

Hizb-ut Tahrir / 2020-06-08
Her Şey Normalleşirken Camiler Neden Normalleşmiyor?

Her Şey Normalleşirken Camiler Neden Normalleşmiyor?

12 Aralık 2019’da Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip Koronavirüs (KOVID-19) Avrupa ve Amerika başta olmak üzere tüm dünyaya yayıldı. Türkiye’deki ilk vaka 11 Mart 2020 tarihinde açıklandı. Vaka ve ölüm oranları artış gösterince Koronavirüs tedbirleri gereği bazı uygulamalar hayata geçirildi. Virüsün yayılmasına etken birçok faaliyet serbest iken ilk vakadan iki gün sonra hemen camilerde Cuma ve cemaatle namaz kılmak yasaklandı. Diğer sektörlerdeki faaliyetler çok daha sonra durduruldu. İlk vakadan bugüne koronavirüs ile mücadele sürecinde neredeyse 3 ayı bitirdik. Alışveriş merkezleri açıldı, yurtiçi uçuşlar tam doluluk ile faaliyete başladı, yine şehirlerarası seyahat yasağı kaldırıldı ve toplu taşımada sosyal mesafe kuralı kaldırılarak tam doluluk uygulamasına geçildi. Bilim kurulu ve uzmanların görüşlerine rağmen sokağa çıkma yasakları kaldırıldı. Ancak yetkililer hala Cuma namazı ve cemaatle namaz kılınması konusunda ayak sürtüyorlar. 13 Mart 2020’de Cuma namazına ve cemaatle namaz kılmaya kapatılan camilerin bazılarında 2,5 ay sonra sadece Cuma namazına ve belli vakitlerde cemaatle namaz kılınmasına müsaade edildi. O da camilerin içinde değil, avlularda, yollarda, meydanlarda ve saflar arası 1-2 metre boşluk bırakılması zorunlu hale getirilerek…

Hizb-ut Tahrir Türkiye olarak sürecin başından beri Cuma ve cemaatle namazın yasaklanmasının şer’i hükümlere aykırı olduğunu, cami ve mescitlerin kapatılmasının caiz olmadığını, gerekli önlem ve tedbirler alınarak Müslümanların ibadet yapmasına imkân ve olanak sağlanması gerektiğini söyledik. Ancak ne yöneticiler buna kulak verdiler ne de Diyanet İşleri Başkanı ve Diyanet mensupları Allah’tan korkarak, İslami bir duruş sergileyerek kınayıcının kınamasından korkmadan yöneticilere hakikati gösterip İslâmi çözümü ve şer’î hükmü açıkladılar. Bunlar İslâm’ın bu konudaki şer’î hükmünü araştırmadan hareket ettiler ve yöneticilerin emirlerini uyguladılar. Allah’ın rızasını değil maaşlarını ve makamlarını düşündüler.  Yöneticiler istedi diye önce camilerin kapatılmasına fetva verdiler şimdi de yine yöneticiler istediği için belirli camilerde, sadece öğle ve ikindi vakitlerinde namaz kılınmasına fetva çıkardılar!

Turizmciler baskı yaptı oteller açıldı, seyahat şirketleri sesini yükseltti yasaklar kaldırıldı, kuaförlerin, kafe ve restoran sahiplerinin talepleri karşılandı. Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun önerisi üzerine alınan hafta sonu sokağa çıkma yasakları Cumhurbaşkanı tarafından güya ‘halkın sıkıntıya düşmesi dikkate alınarak’ kaldırıldı. Öyle ki hayata geçirilen normalleşmenin vakalarda artışa neden olacağı konuşuluyor. Parklarda, sahillerde, meydanlarda, toplu taşıma araçlarında insanlar neredeyse burun buruna dolaşıyor. Müslümanlara gelince onlar gerekli tedbirleri alarak camilere gidiyorlar ama buna rağmen ne hikmetse hala bütün vakitlerde camiler ibadete açık değil. Müslümanlar olması gereken şekilde saf tutarak huşu ile namaz kılamıyorlar. Cuma namazında, öğle ve ikindi vakitlerinde camiler ibadete açık ama diğer vakitlerde camiler hala kapalı. Bu sebeple önce yöneticilere sesleniyoruz: Allah’ın mülkünde cami ve mescitlerin kapatılması cürmünden artık vazgeçin, gerekli ortamı hazırlayarak bütün vakitlerde camilerin kapısını Müslümanlara açın diyoruz. Sonra da Diyanet mensuplarına, kanaat önderlerine, genel olarak ta bütün Müslümanlara sesleniyoruz ve diyoruz ki: Camilerin yeniden ibadete açılması için yöneticilere çağrı yapın. Allah, kınayıcının kınamasından korkmadan ve hiçbir başka menfaat gözetmeden hakkı söylemenizi emrediyor. Umulur ki Allah Subhanehu ve Teala bu hayırlı amelinizi İslam’ın bir bütün olarak hayata hâkim kılınmasına vesile kılar ve böylece camiler o gün devletiniz olacak Raşid-i Hilafetin karargâhı haline gelir.

حزب التحرير

Hizb-ut Tahrir

Türkiye Vilâyeti Medya Bürosu

www.hizb-ut-tahrir.org | www.hizb-ut-tahrir.info | www.hizb-turkiye.com