Hizb-ut Tahrir / Türkiye’den Bir Heyet Pakistan’da Tutuklanan Romana ve Dr. Ruşen İsimli Bacıların Serbest Bırakılması İçin Yayınlanan Basın Açıklamalarını Pakistan Elçiliğine Teslim Etti

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu / 2018-08-28
Hizb-ut Tahrir / Türkiye’den Bir Heyet Pakistan’da Tutuklanan Romana ve Dr. Ruşen İsimli Bacıların Serbest Bırakılması İçin Yayınlanan Basın Açıklamalarını Pakistan Elçiliğine Teslim Etti

Önce 30 Temmuz 2018 günü sabahın erken saatlerinde, saygın ve tanınmış bir hoca olan dört çocuk annesi bacımız Romana Hüseyin istihbarat personeli tarafından evinden kaçırıldı. St. Joseph’s College Üniversitesi psikoloji ve felsefe mezunu olan ve İslami çalışmalar alanında yüksek lisans yapan bacımız, Karaçi’deki evinde Hizb-ut Tahrir neşriyatı bulunması üzerine zalim çeteler tarafından kaçırıldı. Bundan iki hafta sonra daha da azgınlaşan zalimler 13 Ağustos 2018 Pazartesi günü yine sabahın erken saatlerinde bu defa Dr. Roşan’ın evine baskın düzenledi ve kocasıyla birlikte onu da kaçırdılar. Dr. Ruşen, Karaçi’de Nübüvvet metodu üzere Hilafetin savunuculuğunu yapan çok saygın, ünlü ve tanınmış bir hocadır.

Hizb-ut Tahrir / Pakistan Vilayeti bu saliha bacıların derhal serbest bırakılması amacıyla basın açıklamaları yayınladı ve büyük bir kampanya düzenledi. Hizb-ut Tahrir / Türkiye Vilayeti’nden bir heyet de yayınlanan bu basın açıklamalarını Arapça, İngilizce ve Türkçe olarak Ankara’da bulunan Pakistan büyükelçiliğine teslim etti ve kaçırılan bacıların derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.

İlgili basın açıklamalarında şu hususlar vurgulandı:

Ey Pakistan Müslümanları! İslam adına kurulan bir devlette İslami hayat tarzına çağıran Müslüman bir kadın nasıl zorla kaçırılabilir? İslam’ın egemen olduğu çağlarda Ümmet-i Muhammed, Müslüman kadının onurunu kurtarmak için seferber olmadı mı? Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem Müslüman bir kadının onurunu ayaklar altına alan Beni Kaynuka kabilesinin tamamını Medine’den sürmedi mi? Gerçekten de bizi ümmet yapan ve diğer kâfir ve inançsız halklardan ayıran olgu, Müslüman kadının onurunu koruma vakasıdır. Bu nedenle Halife Mutasım’ın, mazlum tek bir Müslüman kadının çığlığına yetişmek için Amuriye’yi nasıl da yerle yeksan ettiğini hatırlayın. Müslüman kadın ve erkeklere zulmeden zorba Raja Dahir’i hezimete uğratmak için bu topraklarda kanlar akıtan ve bu toprakları İslam’a açan Kasım b. Muhammed’in ordularını hatırlayın. Bu yüzden Müslüman kadının korkmadan gönül rahatlığıyla Allah’a ibadet edebilmesi için her platformda protesto seslerini yükseltin…”

“Hizb-ut Tahrir / Pakistan Vilayeti, seçimlerle iş başına gelen yeni yöneticiler ve ilgili herkese Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın ayetleri ve Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in hadislerine uymaya çağırmaktadır, umulur ki ibret alırlar. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

إِنَّ الَّذِينَ فَتَنُوا الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ الْحَرِيقِŞüphesiz inanmış erkeklerle inanmış kadınlara işkence edip sonra tevbe de etmeyenlere cehennem azabı ve (orada) yanma cezası vardır.[Buruc 10] Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem ise şöyle buyurmuştur:

 وَمَنْ عَادَى أَوْلِيَاءَ اللَّهِ فَقَدْ بَارَزَ اللَّهَ بِالْمُحَارَبَةِ  “Her kim Allah’ın dostlarına (mümin kullarına) düşmanlık ederse Allah’a savaş açmıştır.” [Hâkim] Yine kutsi bir hadiste şöyle geçer:

 إِنَّ اللَّهَ قَالَ مَنْ عَادَى لِي وَلِيًّا فَقَدْ آذَنْتُهُ بِالْحَرْبِ  “Allah şöyle buyurdu: Her kim benim bir dostuma (mümin kuluma) düşmanlık etmişse ona savaş ilan etmişimdir.[Buhârî]


حزب التحرير

Hizb-ut Tahrir

Türkiye Vilâyeti Medya Bürosu

www.hizb-ut-tahrir.org | www.hizbut-tahrir.info | www.hizb-turkiye.com