Rusya İle Anlaşmanın Bedelini Türkistanlı Muhacirler ve Suriyeli Mazlumlar mı Ödeyecek?

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu / 2016-08-11
Rusya İle Anlaşmanın Bedelini Türkistanlı Muhacirler ve Suriyeli Mazlumlar mı Ödeyecek?

Cumhurbaşkanı Erdoğan kalabalık bir heyet ile 9 Ağustos Salı günü Rusya'ya bir ziyaret gerçekleştirdi. Uçak krizi ile bozulan ilişkiler sonrası gerçekleşen bu ziyarette Türkiye ile Rusya arasında inşaat, turizm, enerji ve ticaret alanında bir dizi anlaşmanın yapıldığı belirtildi. Ancak bu ziyaretin en önemli konusu hiç kuşkusuz ki Suriye meselesidir. Zira bu ziyarette Suriye meselesiyle alakalı görüşmeler, heyetler arasında ayrı bir toplantıda ele alındı.

Türkiye ile Rusya arasında gerçekleşen mutabakatın en önemli başlığının Suriye konusu olduğu aşikârdır. Çünkü ilişkilerin bozulmasına Suriye sınırındaki Rus uçağının düşürülmesi sebep olmuştu. Şimdi ilişkilerin düzelmesini gerektiren en önemli gerekçe de yine Suriye meselesidir. Zira Amerika Suriye rejimine destek vermek, onu ayakta tutmak için tüm alternatifleri denemektedir. İran ve onun Lübnan'daki partisinin katliamlarını, Rusya'nın yoğun hava saldırılarını ve Suudi Arabistan eliyle Riyad ve Cenevre’de müzakereleri denedi. Ama hiçbirinde başarılı olmadı ve Suriye halkına boyun büktüremedi. Amerika şimdi ise Türk-Rus ortaklığı üzerinden Suriye'de yürütülecek olan terörizmle mücadele ekseninde yeni bir plan hazırlıyor. Bu plan bağlamında Suriye meselesindeki Türk-Rus mutabakatı ne Rusya'nın, ne de Türkiye'nin iradesi ile gelişmemektedir. Çünkü bunun sahibi ve planlayıcısı Amerika'dır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mart ayında ABD'ye yaptığı son ziyarette CNN’den Christiane Amanpour'a verdiği röportajda: “Suriye meselesinde ABD’nin işin başını çeken ülke olduğunu” söylemiş ve “Türkiye olarak koalisyon güçlerinin aktif parçası olmak istediklerini” ifade etmişti. Aynı Erdoğan Rusya ziyareti öncesinde ise şu açıklamayı yaptı: “Suriye'ye barışı getirme noktasında en önemli aktör birinci derecede Rusya'dır.” Daha önce “Rusya'nın sınırı olmayan Suriye'de ne işi var” diye birçok kez açıklama yapan Erdoğan, şimdi ise “Rusya ve Türkiye beraber adım atmak suretiyle biz bu işi çözmeliyiz.” diyor. Erdoğan'ın bu söylem değişikliği ve aceleciliği Suriye meselesinde etken değil, edilgen olduğunun kanıtıdır. Onu bu aceleciliğe zorlayan ise Amerika'dır. Zira hem Rus hem de Türk yöneticiler, Suriye meselesinin baş aktörünün Amerika olduğunu bilmektedirler.

Ey Yöneticiler! Niçin siyasi amellerinizin merkezine İslam’ı ve Müslümanları koymuyorsunuz? Niçin darbe teşebbüsünün arkasında olan İngilizlerin ve sürece göre hareket eden Amerikalıların planlarını uyguluyorsunuz? Niçin hâlâ onları razı etmenin ve şer planlarını uygulamanın peşindesiniz? Türkistan’da ve Suriye’de binlerce Müslüman’a her türlü zulmü reva gören ve siz onlarla mutabakat yapmaya çalışırken Suriye’de yüzlerce masum çocuğu katleden Rusya’yı nasıl dost olarak kabul edebiliyorsunuz? Yoksa Rabbinizin şöyle dediğini duymadınız mı? يَاأَيُّهَا الَّذِينَ ءَامَنُوا لاَ تَتَّخِذُوا بِطَانَةً مِنْ دُونِكُمْ لاَ يَأْلُونَكُمْ خَبَالاً وَدُّوا مَا عَنِتُّمْ قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَاءُ  “Ey îmân edenler! Kendi dışınızdaki (kâfir) leri dost edinmeyin! Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar ve hep sıkıntıya düşmenizi isterler.” [Ali İmran 118]

Ey Müslümanlar ve Türkiye’deki Muhacirler! Sizler yalnızca Allah’ı dost edineni dost, Allah’ı ve Müslümanları düşman edineni ise düşman edinin. Allah’ın yardımından ve Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in müjdelediği ikinci Raşidi Hilafet’ten asla umudunuzu kesmeyin. Unutmayın ki bugün tüm Müslümanlar memleketlerinde garip kalmış ve mazlum olmuşlardır. Zira bir memlekette kim İslam ile hükmetmez ise, şüphesiz garip ve mazlum olan Müslümanlardan vazgeçmiş demektir. Sizler kendi memleketlerinizdeki zulümlerden Türkiye’ye sığındınız ve Osmanlı’nın torunlarından yardım istediniz. Ancak şimdi ticari anlaşmalar uğruna sınır dışı ediliyor ve Rus ayısına teslim ediliyorsunuz. Unutmayın ki Allah Azze ve Celle Habeşistan’a hicret eden ashab-ı kiramı nasıl gözetti ve Medine’de kurulan İslam Devleti ile gerçek bir muhafaza altına aldıysa, Allah’ın izniyle yeniden kurulacak olan Raşidi Hilafet’te sizleri garip ve mazlum olmaktan kurtaracaktır. Yeter ki çalışanlar bunun için çalışsınlar!