Soçi’de ABD’nin Kırmızı Çizgileri Olan Rejim ve PYD Korundu Türkiye’nin Tüm Kırmızı-Çizgilerinin Üzeri Çizildi!

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu / 2019-02-16
Soçi’de ABD’nin Kırmızı Çizgileri Olan Rejim ve PYD Korundu Türkiye’nin Tüm Kırmızı-Çizgilerinin Üzeri Çizildi!

14 Şubat 2019 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rus lider Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin katılımıyla Soçi’de bir toplantı düzenlendi. Toplantı da, Fırat’ın doğusu ve siyasal açıdan PYD liderliğinde Kürtlerin Suriye’deki geleceği, İdlib ve Suriye’de bundan sonra izlenecek siyasal süreç konuları ele alındı.  Yayımlanan ortak bildiri ve yapılan açıklamalarda, ABD’nin Suriye’deki kırmızı çizgileri korundu. Buna göre Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı olan 2254 sayılı “Esed’li geçişe” ortak vurgunun yanı sıra Suriye’nin geleceğinde PYD’nin de söz sahibi olmasına ABD ve Rusya’dan sonra İran da destek verdi. Türkiye’nin güvenli bölge konusundaki talebine yeşil ışık yakılmazken İdlib’in “terörden” temizlenmesine vurgu yapıldı. Ancak Erdoğan, biraz daha “sabır” dedi. Çünkü Amerika Suriye’de siyasi çözüm gerçekleşmeden İdlib’e bir operasyona sıcak bakmıyor. Bunun yanı sıra Türkiye, Rus Himeymim üssünü HTŞ’ye karşı koruma rolünü de üstlendi.

Fırat’ın doğusuna birkaç güne operasyon yapacağını söyleyen Erdoğan, aylar geçtiği halde bu yönde hiçbir adım atabilmiş değildir. Oysa Suriye devrimini baltalamak, muhalifleri parçalamak ve Amerikan çıkarlarını gerçekleştirmek uğrunda “Fırat Kalkanı” ve “Zeytin Dalı” operasyonlarını, havadan Amerika’nın, sahada ise Rusya, İran ve rejimin garantisi altında süratle gerçekleştirmiş, Membiç’e yaklaştığı anda ise durdurulmuş, orada devriye göreviyle yetinmek zorunda kalmıştı. Yazıktır ki Türkiye, Washington’dan esen rüzgâra göre yön değiştiriyor. Kendi kırmızı-çizgilerinden ziyade Amerika’nın kırmızı-çizgilerine bağlı kalıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan 14 Eylül 2011 tarihinde; “Suriye halkı şu anda Esed’e inanmıyor; ben de inanmıyorum” derken 27 Aralık 2017 tarihinde, “Devlet terörü estirmiş bir teröristtir” diyordu. 24 Ocak 2019 tarihine gelindiğinde ise Rusya’nın hatırlatmasıyla; “Adana Mutabakatı masaya gelmeli” diyerek, Esed ile görüşmelerini sürdüğünü ima ediyordu. 14 Şubat 2019 Soçi zirvesinde ise; “geleceğimizi Adana Mutabakatı çerçevesinde planlıyoruz” diyerek 900 km sınırı olan Suriye’ye yönelik Amerikan mutfağında pişen politikalardan başka bir politikası olmadığını gösteriyordu. Geçmişte mücrim Suriye rejimini katil ve zalim olarak tanımlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ile diplomatik ilişkilerin altyapısını oluşturmaya çalışıyor. Dün terörist dediği Esed için bugün “geçiş sürecine liderlik edebilir” diyor. Dün Suriye halkının yanındayız derken bugün onları zalimlerin insafına terk edebiliyor. Dün Ensar-Muhacir modeliyle söz ettiği Suriyeli mültecileri bugün geri göndermekten bahsedebiliyor. Dün birkaç güne operasyon düzenleyeceğim derken, bugün operasyon iznini Amerika’dan, Rusya’dan, hatta rejimden almaya çalışıyor. Nereden nereye?

Sömürgeci kâfir devletler ve yerel işbirlikçileri, sekizinci yılına giren Suriye devrimini yok etmek, halkın direncini kırmak, liderlerini müzakere masalarında kandırmak, mücrim rejimi yeniden ihya etmek ve “toprak bütünlüğü” adı altında Suriye’yi bir bütün olarak yeniden rejime teslim etmek üzere tüm güçlerini seferber ettiler. Can çekişen devrime öldürücü darbeyi vurmak için mekik diplomasisi uygulamaya, masadan masaya koşmaya devam ediyorlar. Katledilen canlar, yok edilen hayatlar, harap edilen şehirler, göç ettirilen milyonlar umurlarında değil! Oysa Amerika’yı, Rusya’yı vesâir zalimleri memnun etmek ve çıkarlarını korumak, faillerini ne Allah’ın gazabından, ne aziz İslam ümmetinin öfkesinden kurtarabilir.

وَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ غَافِلًا عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَۜSakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.[İbrâhîm 42]


حزب التحرير

Hizb-ut Tahrir

Türkiye Vilâyeti Medya Bürosu

 

 

www.hizb-ut-tahrir.org | www.hizb-ut-tahrir.info | www.hizb-turkiye.com