Suudi Arabistan’da Neler Oluyor? Amerika Meselenin Neresinde Duruyor?

2017-11-20
Suudi Arabistan’da Neler Oluyor? Amerika Meselenin Neresinde Duruyor?

Soru:

19 Kasım 2017 günü almodon sitesi, Suudi Arabistanda devam etmekte olan yolsuzlukla mücadele operasyonunun askeri daireye de sıçradığını aktardı. Suudi Arabistanda yolsuzlukla mücadeleoperasyonu uzmanı Suudi bir yetkili, finansal sözleşmelerde yolsuzluk yaptıkları şüphesiyle Savunma Bakanlığında görevli 14 emekli subay ve iki Ulusal Muhafızları subayının gözaltına alındığını söyledi.[19.11.2017 almodon] Suudi Kral Selman b. Abdülaziz tarafından kurulan Veliaht Prens Muhammed b. Selman başkanlığındaki Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu, 04 Kasım 2017den başlayan operasyon kapsamında onlarca eski bakan ve ünlü iş adamlarını gözaltına aldı. Hem gözaltına alınanların hem de yakınlarının hesapları donduruldu. Reuters’in bildirdiğine göre yolsuzlukları soruşturma komisyonu, görevden alınan Veliaht Prens Muhammed b. Nayef, önde gelen Suudi Kraliyet ailesi üyesi biri ve yakınlarının banka hesapları donduruldu. Bin Nayef, Suudi Kral tarafından görevden alınıp yerine oğul Muhammed b. Selmanı veliaht tayin edene kadar ülkede veliahtlık görevini icra ediyordu... Geçtiğimiz hafta komisyon, 11 prens hakkında gözaltı kararı vermişti...” [08.11.2017 BBC Arapça] Suudi Arabistanda neler oluyor? Ve Amerika işin neresinde duruyor?

Cevap:

Cevabın netleşmesine adına Suud ailesi ve bağlantıları hakkında bir iki kelam edip sonra cevaba geçeceğiz:

1- Suud ailesi, Osmanlı İslam Devletine karşı başlatılan ilk ayaklanmadan bu yana sömürgeci kâfire göbekten bağlıdır. Sömürgeci İngilizlerin destek ve kışkırtmasıyla Suud hanedanı, 1788 yılında Kuveyt, 1803-1804 yıllarında Mekke ve Medine’ye saldırdı, işgal etti. 1810 yılında da Şam’a saldırdı. Şam halkı, kahramanca bir savunma yaptı. Ancak Suud hanedanı, Halep ve diğer kentleri ele geçirdi. Suud ailesi, eylemleri için Vehhâbi mezhebini, İslam Devletine darbe vurmak için de İngilizler Suud ailesini istismar etti. Ancak İslam Devleti, 1818 yılında Suud ailesi liderliğindeki ayaklanmayı Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa aracılığıyla bastırdı. İngiltere, on dokuzuncu yüzyılın sonunda yani 1891 yılında Suud ailesini ikinci kez kışkırttı. Ama Osmanlı Devleti bir kez daha Suud ailesini mağlup etti. İngiltere, 1901 yılında Suud ailesini üçüncü kez Osmanlı Devletine karşı ayaklandırdı. Suud hanedanının İngilizler ile olan ilişkisi ve İngiltere’nin onlara olan desteği malum ve maruftur. İngilizler, Osmanlı Devletinin zayıflığından, sonra da Birinci Dünya Savaşı’na girmesinden yararlandı ve Suud ailesinin Necid ve Hicaz halkı karşısında konumunu güçlendirdi. Bunlar aralarında uzun yıllar savaştılar. Sonunda Suud ailesi, Necid ve Hicaz halkını mağlup etti ve bu bölgelerin kontrolünü ele geçirdi. Ardından İngilizlerin yardımıyla 1932 yılında dönemin ilk Suud devletini ilan etti. Fakat ülkede petrolün keşfedilmesinin ardından Amerikalılar, bu devasa zenginliğe salyalarını akıttılar ve ülkede siyasi nüfuz yaratmak için çalışmaya koyuldular. Bazı Kraliyet ailesi üyelerini kendi taraflarına çektiler. Özellikle de kurucu Kral Abdülaziz’in 1953 yılında ölümünün ardından tahtın varisleri oğullar arasından kendilerine ajanlar devşirdiler. Böylelikle ülkede İngiliz-Amerikan çatışması start almış oldu.

2- Amerikan ajanı Selman, dizginleri eline alır almaz İngiliz ajanları ve yandaşlarını tasfiye sürecine başlattı. Önceki Kral Abdullah, İngiliz ajanıydı ve ölümünden önce İngiliz ajanlarını yönetime yerleştirmek için gayret sarf etti. Ama gerek aile geleneği gerekse Kraliyet ailesi içinde istikrarı korumak için Amerikan ajanı olduğunu bile bile kardeşi Selman’ı Veliaht Prens olarak atamak zorunda kaldı. İngiliz nüfuzunu garanti altına almak için de 2. veliahtlık makamı ihdas etti. Kendisi gibi İngiliz ajanı olan kardeşi Mukrin b. Abdülaziz’i 2. veliaht olarak atadı. Selman, yaşlı ve hasta, bunun için Selman ölünceye kadar Mukrin söz sahibi olacak, öldükten sonra da sorunsuz bir şekilde dizginleri eline alacak diye düşünmüş olabilir. Kral Fahd döneminde böyle olmuştu. Fahd, yaşlanıp hastalanınca dönemin Veliaht Prensi Abdullah, söz sahibi olmuş, 2005 yılında vefat edince de tahta çıkmıştı. Ancak Abdullah, 2015 yılının başlarında vefatının ve Selman’ın tahta çıkmasının ardından olacakları hesaplayamamıştı. Selman tahta çıktıktan sonra “Mukrin’i”Veliahtlık görevinden azletti. “Muhammed b. Nayef’i”Veliaht, oğul “Muhammed’i”de 2. Veliaht olarak atadı. Abdullah tarafından hassas yerlere atanan pek çok kişiyi görevden aldı ve oğul Muhammed’in yetkilerini güçlendirmeye başladı. 21 Haziran 2017 tarihinde ise Muhammed b. Nayef’i veliahtlıktan alıp oğlunu veliaht olarak atadı. 2. Veliaht ataması gerçekleşmedi.

3- Kral Abdullah’ın ölümü ve Selman’ın tahta çıkışının ardından 25 Ocak 2015 tarihinde yayınladığımız bir soru cevapta şöyle demiştik: Şuan ki kral Savunma Bakanlığındandır. Bu nedenle bu yeni kralın döneminde Amerikan nüfuzunun baskın olacağı tahmin ediliyor. Kral Abdullah, bunun bilincinde olduğu için Suudi Arabistanda yeni bir gelenek ihdas etti. Sadece veliahttı değil, veliahttın de veliahttını belirledi. Selman b. Abdülazizin Amerika ile hareket ettiğini biliyordu. Bu yüzden süregelen kral, veliahttı belirlerteamülü gereği Selman tarafından veliahttın belirlenmemesi için kral Abdullah, veliahttın veliahttını belirledi. Böylece yeni kralın, Amerikan uşaklarından birini kendine veliaht tayin etmesinin önüne geçmiş oldu. Dolayısıyla önceki kral Abdullah, erken davranarak veliahttın veliahttını belirledi. Mukrin b. Abdülazizi yukarıda sözü edilen amaç doğrultusunda Selman b. Abdülazizin veliahttı olarak atadı.Yine aynı soru cevapta şöyle dedik: Mukrin b. Abdülazizin İngilizler ile ilişkisi herkesçe biliniyor. İngilterede okudu ve Cranwelldeki İngiltere Kraliyet Hava Harp Okulundan mezun oldu. Önceki kral Abdullah nazarında güvenilir bir kişiliğe sahipti. Hatta ona yakın olan Prenslerden biriydi. Önceki kralın veliahttın veliahttı adıyla yeni bir unvan ihdas etmesi, Selman b. Abdülazizden sonra devam edecek Amerikan silsilesinin önüne geçmek içindi. Bununla da yetinmeyen Kral Abdullah, veliahttın veliahttını azledilmesini yasaklayan bir kararname yayınlayarak bu tayini iyice perçinledi!Ama İngiliz hesapları tutmadı. Selman, ahdi, kanunu ve gelenekleri çiğneyip ihlal etti. Mukrin’i veliahtlık görevinden azletti ve Muhammed b. Nayef’i geçici veliaht olarak atadı. Sonra da azletti. Oğul Muhammed’i veliaht yaptı, yetkileri tek elde toplamak için ona bazı yetkiler ve farklı önemli pozisyonlar verdi.

Kral Selman, 04 Kasım 2017’de oğul Veliaht Prens Muhammed başkanlığında Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Yüksek Komisyonu kurulduğunu açıklar açıklamaz güvenlik güçleri, 11 prens ve görevdeki dört bakanı gözaltına aldılar ve hemen görevlerinden istifa ettirdiler. Bu, meselenin anormal olduğunu ve yolsuzlukla mücadele ile hiçbir ilgisinin olmadığını, daha çok darbe operasyonlarında olanlara benzediğini gösteriyor. Zira gözaltılar, istifalar ve hemen suçlamalar gerçekleşti. Ayrıca gözaltılar, onlarca eski bakan ve ünlü iş adamlarına kadar uzandı. Bunların ve yakınlarının hesapları donduruldu. Hatta el konulan hesapların sayısı 1700’e ulaştı ve sayısı “her saat artıyor” [Reuters Haber Ajansı] Banka hesabı dondurulanlar arasında kral Selman tarafından veliahtlık görevinden azledilen Muhammed b. Nayef de var. Ayrıca yakın bazı aile üyelerinin hesaplarına da el konuldu. Reuters’in aktardığına göre Suudi yetkililer, suç işlediklerinden şüphelenilen çok fazla Kraliyet ailesi üyesi ve işadamının gözaltına alındığını, gözaltına alınanlar arasında müdürler ve en alt düzeyde yetkililerin de olduğunu ​​belirttiler.” Bu, sürecin darbe operasyonlarında yaşananlara benzediğini doğrular. Operasyon kapsamında eski kralın iki oğlu Kraliyet Ulusal Muhafızları Bakanı Mutab b. Abdullah ve Riyad bölgesinin eski Emiri Turki b. Abdullah da gözaltına alındı. Kraliyet Ulusal Muhafızları, düzenli ordunun yanında ikinci önemli kuvvettir. Mutab b. Abdullah, İngiliz Askeri Akademisi Sandhurst’tan teğmen olarak mezun oldu. Bu akademide genellikle İngiliz ajanları eğitim görür ve mezun olurlar. Birçok Körfez prensi, kralları ve Ürdün prensleri de bu akademiden mezun oldular. Turki b. Abdullah, Wales Üniversitesi’nde askeri ve stratejik araştırmalar dalında yüksek lisans yaptı. Kral olduktan sonra Selman, Riyad emirliği görevinden onu azletti! Amerika, yolsuzluk suçlamasıyla İngiliz ajanlarını tasfiye etmenin bir yolunu bulmuş gibi görünüyor. Bu bağlamda Selman ve oğul Veliaht Prens Muhammed b. Selman’a tasfiye için yolsuzluğu bir yöntem olarak kullanmalarını telkin etti. Nitekim birçok rejim, muhaliflerini yolsuzluk suçlamasıyla tasfiye ediyor. Suudi rejiminde önceki ve sonraki neredeyse bütün yöneticilerin eli şu veya bu şekilde yolsuzluğa bulaşmıştır. Rüşvet, zimmete para geçirme, kamu malına yeme, yandaşları kayırma, yasalarla oynayarak projeler kapma, başkalarının haklarını gasp etme, insanlara zulmetme, kendileri ve çevresindekilerin arzusu doğrultusunda makamları istismar etme hep olagelmiştir. Allah’ın Şeriatını uygulamayıp sömürgeci kâfir güçlerin yasalarına uymaktan daha öte bir yolsuzluk var mıdır?

5- Bu operasyon ve yürütenlerin Amerika tarafından desteklendiğini gördük. ABD Başkanı, 06 Kasım 2017 günü Twitter’dan yaptığı açıklamada, Kral Selman ve Suudi Arabistanın veliaht prensine büyük bir güvenim var. Ne yaptıklarını tam olarak biliyorlar. Sert muamele görenlerin bazıları, ülkelerini yıllardır sağıyordiye yazdı. Suudi Arabistan resmi ajansı SPA’da yer alan bir habere göre Kral, ülkede yaşanan siyasi ve güvenlik olaylarının hemen ardından 05 Kasım 2017 Pazar günü ABD Başkanı ile bir telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede çeşitli alanlarda iki ülke arasındaki işbirliği ve geliştirmenin yolları, bölgesel ve uluslararası yeni gelişmeler ele alındı.04 Kasım 2017 günü Reuters’in aktardığına göre ABD Başkanı Trump ve Suudi Arabistan Kralı Selman arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Görüşmede Trump, dünyanın en büyük petrol şirketi Saudi Aramconun ABD borsasına dâhil edilmesini istedi. Trump Suudi Arabistanın Aramconun ilk halka arzını New York borsasında yapması bizi çok memnun eder.dedi. Kral Selman da ABD borsasında arz yönündeki taleplerini değerlendirecekleri yanıtını verdi.07 Kasım 2017 günü Reuters’te yer alan bir habere göre “ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Suudi yetkilileri, yolsuzluk yaptığını düşündükleri yetkililere ilişkin yürüttükleri soruşturmaları devam ettirmeleri konusunda teşvik ediyoruz. Bu süreci adil ve şeffaf bir şekilde yürütmelerini umut ediyoruz.dedi.” Bu açıklamalara göre operasyonun arkasında Amerika var ve destekliyor. Operasyonda istemediği veya sadakatinden kuşku duyduğu veya İngiliz ajanları olduğunu düşündüğü ya da Kral ve oğul Veliaht Prensin ülkeyi Amerikalılara hızlı bir şekilde satışından ve yaşananlardan memnun olmayan kişileri hedef tahtasına koydu...

6- Yolsuzluk komisyonunun, hemen tutuklamalara başlaması, rejimdeki önemli kişilerin, Kraliyet ailesi üyeleri ve kralın yakınlarının hesaplarını dondurması operasyonun ayrıcalıklı bir siyasi operasyon olduğunu teyit eder... Operasyon, ayrıcalıklı bir siyasi operasyondur, yolsuzluk ve reformlar ile hiçbir ilgisi yoktur. Kaldı ki Selman ve oğul Veliaht prens, boğazına kadar yolsuzluğa batmıştır, ABD’ye verilen 460 milyar dolar dâhil kamu fonlarını peşkeş çekmişlerdir. Suudi Arabistan resmi ajansı SPA tarafından yayımlanan açıklamanın tonu oldukça serttir. Sanki rejim karşıtı güçlere darbe vurmak için yapılmış bir açıklamadır. Yapılan resmi açıklamada Komisyonun, yasadışı yollardan para edinmek için kendi çıkarlarını kamunun çıkarının önüne koyan, din, vicdan, ahlak veya vatan korkusu olmadan kamu malına saldıran, kamu malına el uzatmak, kullanmak ve zimmete geçirmek için yetki ve nüfuzlarını kötüye kullanan, bu iğrenç eylemlerini gizlemek için çeşitli yollara tevessül eden bazı zayıf ruhların istismarına engel olmak için kurulduğu belirtildi.” 04 Kasım 2017’de komisyonun kurulmasının hemen ardından ülkeden birçok sansasyonel tutuklama haberi geldi.

7- Ardından yani 05 Kasım 2017 günü, Asir bölge Emiri yardımcısı Mansur b. Mukrin ve beraberindeki bazı yetkililerin düşen helikopterde hayatlarını kaybettikleri açıklandı. Kamuoyunda bununla ilgili, bunun bir tür tasfiye operasyonu olduğuna dair bazı şüpheler oluştu. Çünkü hayatını kaybeden Prens Mansur, kral olduktan hemen sonra Selman tarafından görevden alınan eski Veliaht Mukrin’in oğludur. Yüzü aşkın kişi tutuklandı. Suudi Arabistan Başsavcısı Suud el Mucib yaptığı açıklamada, şimdiye kadar 208 kişinin yolsuzluk soruşturması kapsamında ifade vermek için çağrıldığını söyledi. Sorgulanan 208 kişiden 7si, hakkında yeterli kanıt olmadığı için serbest bırakıldı... On yıllar boyunca yapılan yolsuzluğun hacminin en az 100 milyar dolar olduğu açıklandı.[9.11.2017 el hayat] Kraliyet ailesi üyeleri ve yönetimde nüfuz sahibi kişilerin geçmiş yıllara ilişkin sayfaları hakkında da soruşturma yürütülüyor! Bu da gösteriyor ki öyleyse mesele, özellikle rejim ve ülke toplumunun alışık olmadığı değişimler yapan, aile geleneğine göre veliahtlığı hak etmezken veliaht olan Prens Muhammed b. Selman’ı tasfiye edilmedikleri takdirde devirebilecek güçlü kuvvetli ve yönetim üzerinde etkisi olan gücün tasfiyesi meselesidir...

8- Böylece Suudi Arabistan’da yolsuzlukla mücadele adı altında gerçekleşen gözaltılar, İngilizlerin kökünü kazımak, kral Selman ve oğul Veliaht Prense karşı darbe veya benzeri girişimde bulunmalarının önüne geçmek, Veliaht Prensin muhalefetsiz ve güvenli bir şekilde tahta çıkışını sağlamak içindir. Oğul Selman, Amerikan çıkarlarına hizmet etme misyonunu üstlendi. Belli akrabalarından iç çekişme, özellikle de İngiltere’den dış çekişme olmaksızın Arap Yarımadası’ndaki halisane Amerikan nüfuzunu korumak istiyor... İhanet böyle bir şeydir işte, parçalanamaz.

وَأَنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي كَيْدَ الْخَائِنِينَ “Ve şüphe yok ki Allah, hainlerin düzenlerini başarıyla sonuçlandırmaz.[Yusuf 52]

9- Son olarak her geçen gün bütün bu rejimlerde, zerre kadar iyiliğin olmadığı açığa çıkıyor… Ne Suud ailesi ne İran ne İslam ülkelerindeki diğer rejimlerde ne de bu rejimlere uyanlarda ve emirleri ile komplo kuranlarda hiçbir hayır yoktur. Zira hepsi de sömürgeci kâfirin üzerimizdeki hâkimiyetini domine etmek ve bu hâkimiyet aracılığıyla zenginliklerimizi yağmalamak için çalışan sömürgeci kâfirin yönlendirmeleri doğrultusunda hareket etmektedir. Bu yüzden eylemlerin en öncelikli olanı, sömürgeci kâfire meyleden bu rejimleri şeri şekilde değiştirmektir.

وَلَا تَرْكَنُوا إِلَى الَّذِينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ مِنْ أَوْلِيَاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ “Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allahtan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.” [Hud 113] Sonra da Amerika, İngiltere veya diğer ülkeler olsun sömürgeci güçlerin salyalarından sayılan bütün bu çürüklük, yolsuzluk ve bozgunculuktan kurtulmaktır. Çünkü İslam ve Müslümanlar düşmanı küfür tek millettir... Bu kindar devletlere uyan ya da doğrudan veya dolaylı olarak onlarla ittifak kuran, planlarını, projelerini uygulayan, onlara bağlı laik rejimleri koruyan herkes suçludur ve akıbeti de hüsrandır.

سَيُصِيبُ الَّذِينَ أَجْرَمُوا صَغَارٌ عِنْدَ اللَّهِ وَعَذَابٌ شَدِيدٌ بِمَا كَانُوا يَمْكُرُونَ “Suç işleyenlere Allah katından bir aşağılık ve yapmakta oldukları hilekârlık sebebiyle çetin bir azap erişecektir.[Enam 124]

Kuşkusuz sorunlarımızın çözümü şudur, bunun dışında başka bir çözüm yoktur: Bu rejimleri devirip Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devletini kurmaktır... Korkaklar ve sağlıksız düşünenler bunun uzak, yüz üstü bırakanlar da zor olduğunu düşünseler de... Ama eylemlerde Allah Subhânehu ve Teâlâya halis olmak ve örneklikte Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e sadakat, uzakları yakın eyleyecektir Allah’ın izniyle.

وَيَقُولُونَ مَتَى هُوَ قُلْ عَسَى أَنْ يَكُونَ قَرِيبًا Ne zamanmış o?diyecekler. De ki: Yakın olsa gerek![İsra 51] Sonra da Aziz ve Kaviyy olan Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın vaadi gerçekleşecektir.

وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ بِنَصْرِ اللَّهِ يَنْصُرُ مَنْ يَشَاءُ وَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ “O gün Allahın zafer vermesiyle müminler sevinecektir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.” [Rum 4-6]

 H.02 Rabiu’l Evvel 1439
M.20 Kasım 2017