BASIN AÇIKLAMALARI

Doğu Türkistan İslam Beldesidir Bereketli Toprağı İse İslam’ın Toprağıdır

İslam tarihi boyunca hep zafer ve fetih ayı olarak karşılanan Ramazan-ı Şerif, neredeyse son bir asırdır Müslümanlar için acı ve hüzün ayı olarak karşılanır oldu. Çünkü kâfirler ve zalimler çobansız, korumasız ve sahipsiz Müslümanlara Ramazan ayında kin ve öfkelerini daha fazla kusuyorlar. Amerika, Irak topraklarının işgalini bir ramazan ayında başlatmıştı. Yahudi varlığı İsrail her yıl Ramazan ayında kutsal toprakları kana buluyor. Son 5 yıldır katil Baas rejimi Suriye’de iftar ve sahur katliamları gerçekleştiriyor. Mısır, Yemen ve Arakan’da hakeza aynı.

Bu ramazan ayında Komünist Çin Halk Cumhuriyeti Doğu Türkistan topraklarında yaşayan Müslümanları katletti. Zira kâfir Çin daha önce de Ramazan ayında (5 Nisan 1990’da) Müslümanların başlattığı büyük kıyamdan sonra büyük bir katliam yapmıştı. O günden sonra özellikle her oruç ayında Müslümanlara olan zulümlerini artırıyor. Doğu Türkistan’da 2015 Haziran ayı içerisinde şehit edilen Müslüman sayısı 100’ü geçti. Bu Ramazan ayında Çin yönetimi özel bir genelge yayınlayarak devlet memurları, aileleri ve yakınları, öğrenciler, öğretmenler ve devletten maaş alarak çalışan tüm Müslümanların oruç tutmasını yasakladı. Bazı şehirlerde Müslümanlar arasında zorla içki yarışması yaptırılarak Müslümanlar ve İslam’ın değerleri aşağıladı. Ramazan ayında Camilere giriş polisten alınan özel belge ile serbest kılındı. Doğum yasağına uymayarak çocuk sahibi olan ailelere çok ağır para cezaları verildi. Cezaları ödeyemeyen ailelerin eşyalarına, evlerine ve tüm varlıklarına el konuldu. Sonra da bu şehirlere Çin’in iç bölgelerinden getirilen on binlerce Çinli yerleştirildi. Doğu Türkistanlı Müslümanlar kendi topraklarından zorla kovuldular.

Tüm bunlar yaşanırken ikiyüzlü Batı sessiz kaldı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığından ise konuya ilişkin şu talihsiz açıklama yapıldı: "Çin Halk Cumhuriyeti'nin Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan Uygur Türklerinin oruç tutmalarının ve diğer ibadetlerini yerine getirmelerinin yasaklandığına dair haberler kamuoyumuzda üzüntüyle karşılanmıştır.  Toprak bütünlüğüne, istikrarına, huzur ve güvenliğine önem atfettiğimiz Çin Halk Cumhuriyeti'nden gelen, bahse konu haberlerden duyduğumuz derin kaygı Çin Halk Cumhuriyeti 'nin Ankara Büyükelçisine iletilmiştir." Bu açıklama, 5 Temmuz 2009’da Çin’in Urumçi’de Müslümanlara yönelik işlediği katliam sonrası dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından yapılan açıklamaya ne kadar da benziyor. “Çin ile ilişkilerimiz son dönemde iyi bir durumda, ümit ederiz ki bu gerilim sona erer.”

Hizb-ut Tahrir / Türkiye Vilayeti olarak öncelikle Türkiye hükümetine ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na şu hatırlatmaları yapıyoruz. Ey Yöneticiler! Doğu Türkistan toprakları Çin’in toprak bütünlüğünde değildir. Bu topraklar Çin’e ait topraklar da değildir. Aksine Çin bu topraklarda işgalci konumdadır. Yahudi varlığı İsrail’in Filistin’deki işgalci konumu gibi, Amerika’nın Afganistan’daki konumu gibi. Bu topraklara sahabe efendilerimiz tarafından İslam ulaştırıldı ve Kuteybe b. Müslim komutasındaki ordular ile fethedildi. Nasıl olurda siz bu topraklarda işgalci olarak zulmeden, katliam ve cinayetler yapan Çin Devleti’ni meşru kabul edersiniz? Nasıl olurda Doğu Türkistan topraklarını Çin’in toprak bütünlüğü içinde değerlendirirsiniz? Çin Halk Cumhuriyeti ile Türkiye’nin devletlerarası anlaşmaları, çıkarları ve ilişkileri bozulmasın diye Çin’in Müslüman kıyımına sessiz kalmanız doğru değildir. Hiçbir işe yaramayan cılız tepki açıklamalarını yapmanız ise kendinizi kandırmanın ötesine geçmeyecektir. Sizi bu politik tavırlarınızdan dolayı tarih asla affetmeyecektir. Bu politik tavırlarınız ile Müslümanları asla kandıramayacaksınız. 

 Ve son olarak Müslümanlara sesleniyor ve diyoruz ki; Ey Müslümanlar! Türkistan coğrafyasının sesine kulan verin! Onların feryadına kulaklarınızı tıkamayın. Onları tüm dünya yalnız bıraksa dahi, sizler onları yalnız bırakmayın. Onların çağrılarına koşmayan yöneticilerinizi sert bir şekilde uyarın. Öfkeniz sadece Komünist Çin Cumhuriyetine yönelik olmasın. Müslümanları sahipsiz bırakan yöneticilerinizin harekete geçmesi için çağrı yapın. Türkistan’da meydana gelen bu zulümlerin durması için haydi sizde harekete geçin. Bu zulümleri durduracak ve zalimlerden hesabını soracak Raşidi Hilafet Devleti’nin ikame edilmesi için kolları sıvayın. İslam’ın yeniden hayata hâkim olması için var gücünüzle çalışın. Unutmayın ki Allah Müslümanların yar ve yardımcısıdır. إنَّا لَنَنصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذِينَ آمَنُوا فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ الْأَشْهَادُ“Muhakkak ki Resullerinize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edeceği o günde yardım ederiz. (Mümin 51)

PDF'i indirmek için tıklayınız

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorumunuz başarıyla gönderildi. Editör onayından geçtikten sonra sayfada yayınlanacaktır.
Yorumunuz iletilirken bir hatayla karşılaşıldı. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.