Hilâfet Bir Tercih Değil Şer’i Zorunluluktur Panelleri
Hilafet’in kaldırılışının 102. yıl dönümü münasebetiyle Türkiye genelinde kapsamlı paneller gerçekleştirildi. “Hilafet Bir Tercih Değil, Şer’i bir Zorunluluktur” başlığıyla düzenlenen programlar, 50 farklı bölgede yoğun bir katılımla icra edildi.
Etkinliklerde söz alan konuşmacılar, Hilafet’in kaldırılmasından bu yana geçen bir asırlık süreçte İslam dünyasının maruz kaldığı işgalleri, katliamları ve siyasi parçalanmışlığı ele aldı.
Yapılan sunumlarda;
Hilafet’in sadece geçmişte uygulanan bir yönetim biçimi olmadığı, aksine Kur’an ve Sünnet’ten delillerle sabit olan bir "farziyet" olduğu vurgulandı.
Müslümanların birliğini ve izzetini koruyan merkezi siyasi otoritenin ortadan kalkmasıyla İslam ümmetinin sahipsiz kaldığı ifade edildi. Özellikle Gazze/Filistin ve Doğu Türkistan başta olmak üzere, İslam coğrafyasında yaşanan acıların bu siyasi otorite boşluğunun bir sonucu olduğu dile getirildi.
Programlarda İslam’ın hükümlerinin hayata tam anlamıyla tatbik edilmesinin ancak bir devlet otoritesiyle mümkün olacağı belirtildi. Kur’an’daki hüküm ayetlerinin bir yönetim nizamını zorunlu kıldığı; dolayısıyla Hilafet’in dini olduğu kadar siyasi, ekonomik ve askeri bir zaruret olduğu kaydedildi.
Ümmetin Potansiyeli ve Gelecek Vizyonu
Yapılan değerlendirmelerde; İslam ümmetinin geniş coğrafyasına, zengin doğal kaynaklarına ve büyük insan potansiyeline rağmen, küçük devletçiklere dönmüş siyasi yapı nedeniyle bu gücün etkin kullanılamadığına dikkat çekildi. Bu durumun yegane çözümünün ise "Nübüvvet Minhacı" üzere kurulacak olan Râşidî Hilafet olduğu ifade edildi.
Batılı sömürgeci sistemlerin oluşturduğu siyasi ve ekonomik bağımlılığın ancak İslam’ın kendi nizamıyla son bulabileceği belirtilerek, Hilafet’in Müslümanların canını, malını ve onurunu koruyan bir “kalkan” olduğu hatırlatıldı.
Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleştirilen paneller, katılımcıların yoğun ilgisiyle tamamlandı.













































Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!