HAFTALIK GÜNDEM DEĞERLENDİRME

Haftalık Değerlendirme Toplantısı - 12 Mart 2024

Mahmut Kar, "Sayın Erdoğan! 5 aydır bir halk topyekün soykırıma maruz kalıyor. “Neredesiniz ey yöneticiler” diye bağıran annelerin, babaların haykırışlarını duymadınız. “Din hususunda sizden yardım isterlerse onlara yardım etmeniz üzerinize borçtur” diye sizi uyardık ama zerre yerinizden kıpırdamadınız."

RAMAZAN GAZZE İÇİN BİRLİK ZAMANI

Haftalık Gündem Değerlendirme Toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. Öncelikle sizlerin ve tüm Müslümanların mübarek Ramazan ayını tebrik ediyorum. Rahmet ve bereket ayı olan Ramazan’ı Şerifi ismine yakışır bir şekilde ifa etmeyi, bayrama da sevinç ve zafer ile girmeyi tüm Müslümanlar için rabbimden niyaz ediyorum. Biz her sene Ramazan ayına bir isim vererek faaliyetlerimizi yürütüyoruz malum bu sene de mübarek aya, “Ramazan Gazze İçin Birlik Zamanı” ismini verdik. Bu Ramazan ayında Gazze’yi daha çok gündem yaparak ümmetin birliğine vesile oluruz diye düşündük. Her sene geleneksel olarak verdiğimiz STK iftarlarını bu Ramazan ayında yapmamayı uygun gördük.

Dedim ya bu Ramazan boyunca hep Gazze’yi gündem yapacağız. Bu çerçevede Ramazan’ın ilk haftasında Cuma, cumartesi ve Pazar günü 20 ayrı şehirde basın açıklamaları ve dua amelleri yapacağız. Tüm Müslümanları bu amellerimize davet ediyoruz. Rabbimiz şimdiden Ramazan ayı içinde yapacağımız çalışmaları hayırlara vesile kılsın.

Her sene Ramazan ayı içinde işgalci Yahudilerin Mescid-i Aksa’da ve Kudüs’te Müslümanlara yaptıkları zulümlere şahit oluyorduk. İşgalci kâfirlerin Mescid-i Aksa’yı kirletmedikleri, Müslümanların temiz kanlarını akıtmadıkları neredeyse hiçbir ramazan geçmedi. 76 senedir işgal ve esaret altında Ramazan’ı karşılayan Mescid-i Aksa bu yıl daha bir mahzun. Kudüs ve Gazze bu yıl süslü sokakları ile Ramazan’ı karşılayamadı. Gazze’de çocuklar evlerini değil çadırlarını süsleyerek Ramazan-ı Şerifi karşıladılar. Gençler sokakları değil enkazlar içindeki yıkık duvarları süsleyerek Ramazan’ı karşıladılar. Bu Ramazan Mescid-i Aksa, Kudüs, Gazze ve tüm Filistin daha bir mahzun, daha bir yalnız, daha bir sahipsiz ve çaresiz. İşgalci “İsrail” ile bir olan, birlik olan küfür milleti 5 aydır Gazze’yi yerle bir etti. Ama İslam beldeleri, Müslümanların başındaki yöneticiler Gazze için bir olamadılar, mübarek beldemiz için birlik oluşturamadılar, kutsal mescidimiz için bir araya gelemediler. Müslümanlar meydanları doldurdular Gazze için Filistin için işgale karşı sözde ve eylemde bir oldular, “İsrail”e karşı boykotta bir oldular. Ama Türkiye’deki siyasi partiler, liderler ve yöneticiler Gazze için bir olamadılar. Bu sebeple geçen 5 ayda olduğu gibi bu Ramazan ayında da Gazze gözü dönmüş vahşi Siyonistlerin insafına terk edildi.

Düşünebiliyor musunuz? Terör varlığı “İsrail”in Savunma Bakanı Yoav Gallant çıkıyor Ramazan ayına özel video mesaj yayınlıyor. Kur’an’ın Ramazan ayında indiğini söylüyor, Ramazan’ın cihat ayı olduğunun bilincindeyiz diyor ve tehditler savuruyor. Bize karşı cihadı denemeyi düşünen varsa biz hazırız, böyle bir hatayı yapmamanızı tavsiye ederiz diyor. Bunu kime söylüyor peki Kıymetli Müslümanlar! Bu tehdidin muhatabı kim? Sadece Gazzeli mücahitler mi? Sadece Filistin halkı mı? Hayır! Bu tehdidin muhatabı bütün Müslümanlar! Bu alçak, Allah’ın alnına zillet damgası vurduğu bu korkak Yahudi, Ramazan ayında bütün Müslümanları aşağılıyor. Neden biliyor musunuz? “İsrail”e savaş açacak, Siyonistlere cihat ilan edecek bir liderin çıkmayacağından o kadar çok emin ki, açıkça meydan okuyor. Hem meydan okuyor ama hem de Müslümanların cihat şuurundan korktuğunu aşikar ediyor.

Bu tehdidin muhatapları İslam beldelerindeki yöneticilerdir. Bu meydan okuma onlara yöneliktir. Bu tehdit kendine dünya lideri diyen yöneticilere yönelik bir meydan okumadır. Bu tehdit kendini Kudüs’ün koruyucusu, ümmetin hamisi gören liderlere yönelik bir meydan okumadır. Sayın Erdoğan! “İsrail” Savunma Bakanı’nın bu meydan okumasına karşılık vermeyecek misiniz? Daha yeni günler önce miting meydanında "Hiç çekinmeyin, yüzümüze hakikatleri haykırın. Haykırın ki hatamızı görüp kendimizi düzeltelim." Dediniz. Biz 5 aydır haykırıyoruz tam 5 aydır Gazze’ye yardım edin diyoruz. Ordularınızı harekete geçirin diyoruz. Yeter artık konuşmayın, kınamayın somut adım atın diyoruz. Siz ne yapıyorsunuz, bugüne kadar hangi yanlıştan döndünüz, hangi kusurunuzu, hangi hatanızı düzelttiniz?

Tam 5 aydır Gazze ölüyor siz izliyorsunuz. Aylardır Gazze halkı, çocuklar, körpe bebekler açlıktan kırılıyor siz Mısır’a gittiniz katil Sisi ile görüştünüz ama Refah Sınır Kapısı’na gidip demir tellerin ardında aç ve susuz kalan bir çocuk ile görüşmediniz. 5 aydır bir halk topyekûn soykırıma maruz kalıyor. “Neredesiniz ey yöneticiler” diye bağıran annelerin, babaların haykırışlarını duymadınız. “Din hususunda sizden yardım isterlerse onlara yardım etmeniz üzerinize borçtur” diye sizi uyardık ama zerre yerinizden kıpırdamadınız. Evet, Ramazan ayı cihat ayı, Bedir Savaşı Ramazan ayında gerçekleşti, Mekke’nin Fethi Ramazan ayında gerçekleşti, Endülüs’ün fethi Ramazan ayında gerçekleşti. Kudüs haçlılardan Ramazan ayında temizlendi, İstanbul Ramazan ayında fethedildi. Ramazan ayı cihat ayı ama sizin gündeminizde cihat yok. Sizin gündeminizde seçimden başka bir şey yok. Sizin gündeminizde İstanbul’un rantından başka bir şey yok. Gazze bu haldeyken insanlar bol menülü sofralarda iftar yapmaktan hicap duyuyorlar. Siz şehir şehir gezip miting yapıyorsunuz ve insanlardan oy istiyorsunuz. Halbu ki Allah size fırsatlar sunuyor: Bedir, Yermuk, Hıttîn ve ‘Ayn Câlut günleri gibi günlere şâhid olmayı, bunlar gibi bir cihada komutanlık etmeyi arzulamaz mısınız?

Hakikatleri yüzünüze haykırıyoruz Sayın Erdoğan, sizi size hayat verecek şeye çağırıyoruz. Rabbimiz şöyle buyuruyor: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اسْتَجِيبُواْ لِلّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُم لِمَا يُحْيِيكُمْ

Ey îman edenler! Allah ve Rasulü sizi, size hayat verecek şeye dâvet ettiği zaman icâbet edin!

وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz muhakkak O’nun huzurunda toplanacaksınız. [24]

 وَاتَّقُواْ فِتْنَةً لاَّ تُصِيبَنَّ الَّذِينَ ظَلَمُواْ مِنكُمْ خَآصَّةً وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ  Hem öyle bir fitneden de sakının ki içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (genele de sirâyet eder.) Bilin ki Allah’ın azâbı şiddetlidir. [el-Enfâl 24-25]

Son yıllarda Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri haline gelen ekonomik kriz, Ramazan öncesinde kendisini iyice hissettirdi. Bilhassa gıda fiyatlarındaki artış kontrolsüz bir şekilde devam ediyor. Başta et fiyatları olmak üzere bakliyatından sebzesine, kuruyemişinden meyvesine kadar tam 38 üründe %100 ile %200 arasında fiyat artışı yaşandı. Yani birileri, Ramazan ayında da hiç Allah’tan korkmadan emeğimizi ve kazancımızı sömürerek servetine servet katmaya devam ediyor. Devletin vergi zulmüyle kemerimiz sıkıldıkça sıkıldı, kapitalist fırsatçı şirketlerin zamlarıyla da adeta boğazımız sıkılıyor.Bunlar Ramazan ayını daha çok kazanmak için fırsata çeviriyorlar ve istismar ediyorlar. Oysaki Ramazan ayı, arınmak ve yardımlaşmak için bir fırsattır.

Bu kapitalist düzen, güzel olan her şeyi kötüleştirdi. Ekonomik adaleti, kalkınmayı sağlayan İslam iktisat sistemini bozduğu gibi ticaret ve iş ahlakını da bozdu. Dini devletten ayırarak hükümranlığa soyunanlar nesilleri ifsat ettikleri gibi ekinleri de ifsat ettiler. Yeniden İslam hâkim olmadan, yeniden Hilafet kurulmadan bu ifsat ve sömürü bitmeyecek Kıymetli Müslümanlar. Hilafet, Allah’ın indirdikleriyle hükmetmek suretiyle sorunların çözülmesinin yegâne yoludur. Hilafet olmadan İslam ümmetinin vahdeti sağlanamaz, Gazze ve diğer topraklardaki işgaller ve zulümler sona ermez. Hilafet orduları olmadan Mübarek Aksa toprakları Yahudi terör varlığından temizlenemez, Doğu Türkistan esaretten kurtulamaz. Irak, Yemen, Suriye, Keşmir, Arakan ve daha niceleri Hilafet ile özgürleşmeyi, birleşmeyi bekliyor.

Bir asırdır bir halifemiz olmadığı için aynı gün Ramazan’a başlayamıyor, aynı gün bayram yapamıyoruz. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimiz, "Oruç, hep birlikte tuttuğunuz, Ramazan Bayramı birlikte bayram yaptığınız, kurban da hep birlikte kurban kestiğiniz gündür." buyurduğu halde, biz birlikte hareket edemiyoruz. Peki neden? Çünkü Ramazan ve bayramlarla ilgili şeri hükümleri uygulayacak bir halifemiz yok. İslam ümmetinin siyasi birliğini sağlayacak Hilafet devletimiz yok! Sykes-Picot anlaşmasıyla çizilen sınırlar ve o sınırların bekçiliğini yapan yozlaşmış yönetimler, ibadetlerimize bile yön verir oldular. Batı'dan ithal edilen milliyetçilik ve vatancılık düşünceleri, zihinlerimizi, topraklarımızı ve değerlerimizi parçaladı. Batı’dan aldığımız kanunlar ve hükümler, dâhil olduğumuz Batılı kurumlar ve anlaşmalar, bizleri Müslümanların maslahatına ortak hareket etmemizi engelliyor ve bizi fiili olarak parçalıyor. Bir halifemiz olsaydı, Allah’ın ipine hep birlikte sarılır, bölünüp parçalanmazdık. En yakınımıza en uzaktakine yardıma koşardık. Bir halifemiz olsaydı, ekonomik krizlerimiz olmaz, servetlerimiz talan edilmez, dünyanın en zengin kaynaklarına sahip İslam ümmeti varlık içinde yokluk çekmezdi.

Mübarek Ramazan ayı, Hilafetimize yeniden kavuşmamız için çok önemli bir fırsattır. Zira Ramazan, Kur'an ve oruç ayı olduğu gibi davet ve cihat ayıdır. Ramazan, tevbe ve rahmet ayı olduğu gibi aynı zamanda nusret ve zafer ayıdır. Gazze bir milat olsun. Bu Ramazan, yeni bir milat olsun. Gelin Raşidi Hilafetin yeniden kurulması için hep birlikte çalışalım. Hilafet birilerinin dediği gibi hayal ya da imkânsız bir şey değil, bir gerçeklik, bir farziyettir. Allah’ın bizden razı olması ve geçmiş günahlarımızı bağışlaması için oruca nasıl özen gösteriyorsak İslami hayatı yeniden başlatacak Hilafet’in kurulması için çalışmaya da o derece özen gösterelim. Böylece dünyada kurtuluşa erenlerden ve La ilahe illallah Muhammed Rasûlullah Ukab sancağı altında gölgelenenlerden olalım. Allah’ın izniyle ahirette de kurtuluşa erenlerden ve başka hiçbir gölgenin olmadığı o günde Allah’ın gölgesi altında gölgelenenlerden olalım. Böylelikle her iki yurtta da kurtuluşa ermiş oluruz. İşte büyük kurtuluş budur.

Kıymetli Müslümanlar tekrar mübârek Ramazan ayı size ve tüm ümmete kutlu olsun. Allah hepimizin salâtını, siyamını ve gece namazlarını kabul buyursun. Allah Subhânehu itaatimizi kabul etsin. Allah ‘Azze ve Celle’den bu fazîletli ayı, İslâmî Ümmet için Hayır, Bereket, İzzet ve Nusret ayı kılmasını niyâz ediyorum.  Duamız o ki bu fazîletli ay, Nübüvvet Minhâcı üzere İkinci Râşidî Hilâfet Devleti kurulmadan bitmesin.

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu

12 Mart 2024

 

 

 

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorumunuz başarıyla gönderildi. Editör onayından geçtikten sonra sayfada yayınlanacaktır.
Yorumunuz iletilirken bir hatayla karşılaşıldı. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.