BASIN AÇIKLAMALARI

Sürekli Yetki Karmaşası Yerine, İhtilafları Ortadan Kaldıran Raşid Bir Halife Gereklidir

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Danıştay'ın anayasa ihlali yaptığı yönündeki mahkeme kararını açıkladı.

Sömürgeci kâfirlerin nüfuz kavgasının eksik olmadığı Türkiye, uyduruk bir sistem olan demokratik-laik küfür sisteminin tatbik edilmesi nedeniyle "it oynamış yonca tarlası"na döndürülmüştür. Son günlerde de ülkemiz, kurumlar ve yetkileri üzerinden yürütülen bildik yeni bir "it dalaşı"na sahne olmaktadır. Şöyle ki; Meclis tarafından kabul edilen "Nüfusu iki binin altında olan belediyelerin kapatılması"na dair kanunun iptali için CHP, Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunmuş, 31 Ekim 2008'de mahkeme CHP'nin başvurusunu reddetmişti. Ancak Danıştay 20 Aralık'ta, Anayasa Mahkemesi'nin kararının 6 Aralık'ta Resmi Gazete'de yayımlanmasını gerekçe göstererek, söz konusu belediyelerin  "6 Şubat'a kadar dava açarlarsa varlıklarını sürdürebileceklerini" belirten bir karar aldı. Yüksek Seçim Kurulu da, Danıştay'a katılarak, "Bu belediyeler 6 Şubat'a kadar dava açarlarsa 29 Mart'taki seçimlere katılabilirler." yorumunu yaptı. Bu kararlar üzerine Başbakan Erdoğan, "Danıştay, ikinci bir Anayasa Mahkemesi gibi davranıp yasamaya müdahale etti." sözüyle konuya müdahil oldu. Daha sonra da Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Danıştay'ın anayasa ihlali yaptığı yönündeki mahkeme kararını açıkladı. Ancak 8 üyenin karşı tavrıyla karşılaşan Kılıç, durumu kurtarmak için "Kayıkçı kavgası yapmayalım" açıklaması yapmak zorunda kaldı. Konuyu değerlendirmek üzere Danıştay Başkanlar Kurulu, hem Kılıç'ı hem de Erdoğan'ı ağır şekilde eleştiren açıklamasıyla sonuçlanan bir toplantı düzenledi. Yapılan açıklamada, Danıştay'ın kararının anayasadan aldığı yetkiye dayandığı vurgulandı. Yüksek Seçim Kurulu da yüksek yargı içindeki tartışmaları değerlendiren bir toplantı yaptı. YSK Başkanı Muammer Aydın şu açıklamada bulundu; "YSK yasaları uygular, Yasalar ne diyorsa o konuda kararını verir." YSK Başkan Vekili Ahmet Başpınar ise, "Anayasa Mahkemesi Başkanınca kurulumuz kararına yönelik yapılan açıklamanın kişisel görüşünü yansıttığının anlaşılması nedeniyle bu hususta bir açıklama yapmaya ihtiyaç duyulmamıştır." şeklinde bir açıklamada bulundu. Konu medya eliyle, malumun ilanı biçimindeki "sistem içinde çatlaklıklar var""sistem kilitlenmek üzere" gibi ifadelerle, kamuoyuna yansıyarak, gündemde ilk sıraya yerleşmiş durumdadır.

Basit bir konuda bile artık gizlenemeyen çatlaklıklar, yetki kargaşası, demokrasinin topyekûn uyduruk bir sistem oluşuna yeni bir delil getirmektedir. Demek ki Demokrasinin, orijinal haliyle uygulanamayınca ortaya atılan "kuvvetler ayrılığı" safsatasıyla tevil edilmiş hali de, artık dikiş tutmaz hale gelmiştir. Çözüm, bu yamalı bohçaya ABD patentli, AB destekli, "yargı reformu" adı altında AKP dikimi yeni bir yama yapmak değil, insan aklının ürünü mevcut demokratik-laik küfür sistemini ortadan kaldırıp, Allah [Subhânehu ve Te'alâ]'dan gelen İslam'ı, içeride kamil bir şekilde tatbik edecek, dünyaya yayacak Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Raşidi Hilafet Devleti'ni kurmaktır. Zira Allah'ın izniyle, İkinci Raşidi Hilafet'te ihtilaflara kaynaklık ederek, sürekli yetki karmaşası doğuran "kuvvetler ayrılığı" yerine, "ihtilafları ortadan kaldıran" raşid bir halife olacaktır.

 

حزب التحرير

Hizb-ut Tahrir Türkiye Resmi Sözcülüğü

PDF'i indirmek için tıklayınız

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorumunuz başarıyla gönderildi. Editör onayından geçtikten sonra sayfada yayınlanacaktır.
Yorumunuz iletilirken bir hatayla karşılaşıldı. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.