100. Yıl Kampanyası Sona Erdi!
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi’nin başlatmış olduğu “Ey Müslümanlar! Yıkılışının 100. Yılında Hilafeti Yeniden Kurun” başlıklı küresel kampanya, kapanış konferansı ile sona erdi.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi’nin başlatmış olduğu “Ey Müslümanlar! Yıkılışının 100. Yılında Hilafeti Yeniden Kurun” başlıklı küresel kampanya, kapanış konferansı ile sona erdi.
Sizler, İslam coğrafyasının dört bir yanındaki mazlum kadın ve çocukların feryadına ve çığlıklarına gözlerinizi kapayıp, kulaklarınızı tıkadınız ve dilleriniz lal oldu. Yetmezmiş gibi sırf Rabbim Allah’tır dedikleri, Hilâfet
Şüphesiz bir meselenin asli çözümü, onu ortaya çıkaran nedenlerin ortadan kaldırılması ile mümkündür. Dolayısıyla Müslümanları düştükleri zilletten, zayıflıktan, fakirlikten ve sömürülmekten kurtarmanın tek yolu, yeniden Nübüvvet
Hizb-ut Tahrir Hilafet’in ilgasının hicri 100. yılına girdiğimiz ve üç ayların başladığı Recep ayının bu ilk gününde küresel bir kampanya başlattı. Bu kampanya ile kadınlardan erkeklere, gençlerden yaşlılara, öğrencilerden âlimlere,
29 Ocak 2021 Cuma günü Hilafet’in kaldırılışının Hicri 100. Yılı sebebiyle İstanbul Üsküdar’da Hizb-ut Tahrir Türkiye olarak bir video çekimi gerçekleştirdik. Kardeşlerimiz video çekimini yaparken avukat olduğu bilinen laik Kemalist
Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un İslâm’a yönelik öfkesinin ardından, Fransa’da İslâm’a ve Müslümanlara yönelik topyekûn saldırılar başladı. Alemlere rahmet efendimizi hiciv eden karikatürler önce okullarda gösterilmeye başlandı
22 Eylül 2020 Salı günü Antalya Emniyet Müdürlüğü tarafından gözaltına alınan 14 Hizb-ut Tahrir mensubu kardeşimiz 8 günlük haksız gözaltı sonrasında nihayet dün mahkemeye çıkarıldılar. Kardeşlerimizden 11’i hakkında tutuklama
Ey Müslümanlar! Bu durum, başta nasıl düzeldiyse yine ancak onunla düzelecektir: Allah’ın indirdiği ile hükmeden devlet ve Allah’ın düşmanlarını sarsan ordular ile düzelecektir. Bu, ancak Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafetin
Hilafet, sizlerin anlata geldiği gibi deneme yanılma yoluyla vücut bulmuş tarihsel bir olgu değildir. Bilakis o şeri ahkâmdan bir parçadır.
Sanki Cumhurbaşkanı Erdoğan icra makamında oturduğunu unutmuş gözüküyor ve sorumluluğu halka yüklüyor. Hâlbuki yakın siyasi tarih şahittir ki, haramlara, kötülüklere ve sapkınlıklara yol veren, toplumun değerlerini erozyona uğratan,
Hizb-ut Tahrir Türkiye olarak sürecin başından beri Cuma ve cemaatle namazın yasaklanmasının şer’i hükümlere aykırı olduğunu, cami ve mescitlerin kapatılmasının caiz olmadığını, gerekli önlem ve tedbirler alınarak Müslümanların
Tüm dünyayı ele geçiren, kıtaları kontrol eden, halklara korku salan, toprakları işgal eden, servetleri sömüren, kendi despot nizamlarını mazlum halklara dayatan, kendi toplumlarını dahi ifsada boğan sömürgeci kâfir devletler ve onların
Müslümanlar ile beraber aileyi, nesli ve toplumu İslâm’la koruyacağız! Aile Nesil ve Toplum İslâm ile Korunur kampanyamız nihayete erdi ancak sorun çözülmedi. Sorunun tek ve sahih çözümü kuşkusuz İslâm’ın hayatın tamamına hâkim
Rusya ve rejim güçleri, 27.02.2020 tarihinde, İdlib’in güneyinde, Cebel ez-Zaviye bölgesindeki Balyun’da TSK noktasını hedef alarak hava saldırısında bulundu. Resmi açıklamalara göre 33 asker hayatını kaybederken, 34 askerinde yaralı
Hizb-ut Tahrir Türkiye olarak bu açıklamanın hemen ardından aynı gece harekete geçtik ve Türkiye’nin 15 ayrı şehrinde kitlesel basın açıklaması ve eylem çağrısı yaptık. İlk olarak 29 Ocak Çarşamba günü İstanbul’daki ABD Konsolosluğu
Bu fasit daireden kurtulmanın nasıl mümkün olduğunu göstermeden önce, sizleri rakamlara boğmadan 2019 yılı bütçesi ile 2020 yılı bütçesini karşılaştırarak genel hatlarıyla dikkatinize sunmak istiyoruz. Böylece sırtımızdaki kamburu
Rusya’nın ve zalim rejimin bu katliamlarının asıl amacı, İdlib halkını ve muhlis grupları ABD’nin “Siyasi Çözüm Planı’na boyun eğdirmektir. Gerçekler bu kadar açık iken Türkiye yöneticileri ihanetlerini gizlemek için utanmadan
Hizb-ut Tahrir / Türkiye Vilayeti 13 Aralık günü Cuma namazından sonra Ankara’da Melike Hatun Camii, İstanbul’da Çin Konsolosluğu önünde, Adana’da Ulu Camii, Gaziantep’te Ulu Camii, Hatay’da Sanayi Camii ve Mersin’de Ulu Camii’nde
Genel olarak İslam ümmetinin, özel olarak Türkiye toplumunun yozlaşması, dinden uzaklaşmasına ve sapkın eğilimlere kapılmasına neden olan bu sosyokültürel değişimin temelinde bizatihi devlet ve uyguladığı küfür nizamı vardır. Devlet,
Son dönemde Suriye’nin geleceği ve Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yönelik düzenlemek istediği olası operasyon konusunda çelişkilerle dolu bir trafik yaşanıyor. Türkiye bir süredir PKK/PYD tehdidini gerekçe göstererek operasyon konusunda
Astana formatında beşincisi yapılan bu üçlü zirvenin önceki dört zirveden ve Soçi Mutabakatından hiçbir farkı yoktur. Zira henüz daha ne olduğu belli olmayan yeni Suriye Anayasa Komitesinin oluşturulması safsatası haricinde yapılan tüm
Copyright © 1953 Tüm Hakları Saklıdır.